O kahveyi içmek, şu yoldan gitmek, bu insanı tanımak…Merhaba seçimler !
Sürekli bir şey seçeriz.Bu bazen bir elbise bazen menüden bir tatlı çoğu zamanda insan…
Nereden bilebilirdim ki onu gördüğüm ilk günün bu noktalara gelebileceğini ? Küçük bir merhabanın tüm yaşam düzeneğimi etkileyeceğini? Bilmiyordum.Bundan sonra aldığım kararlarında beni hangi diyarlara savuracağını bilmediğim gibi.
Sıcak bir sonbahar günüydü, hiç farkında bile değildim onun.Oysa o çoktan aklına beni koymuş.Sonradan öğrendim.En başında yanıma geldiğinde arkadaş olacağımızı sanmıştım, aynı şeylere gülüyor, benzer şeylerle dalga geçiyorduk.Ben kanka dedim o aşk.Ben aşk dediğimde o acı demeye başlamış fark edemedim.
Çok sevdiğim bir filmde diyor ki “Seçmek ve seçiminin sonuçlarına katlanmak.”
Onu seçtim.
Aptal kafam.
Gerçekten bu kadar aptal olmak zorunda mıydın ? Neyse kendime haksızlık yapmayayım bu kadar.
Her seçim bir seçenektir.Hayatın sonsuz seçeneği vardır ve biz bir şeyi seçince önümüzde o seçtiğimiz ile ilgili sonsuz seçenekler açılır.
Yaşamın tuzaklarına merhaba.
Yaşamın güzelliklerine merhaba.
Yaşamın derslerine merhaba.
Eğer o adamı değilde başka bir adamı seçseydin onun hikayesini yaşardın ve emin ol o hikayede de acılar var.Sen sadece acını seçtin.Hangi acıyı yaşamak istediğine karar verdin.Kızma kendine bu kadar, öğrenmen gereken ders oymuş demek ki.Ders alabildiysen ne mutlu sana, yok eğer alamadıysan ders tekrar edecek ama olsun demek ki tam anlayamamışsın, tekrara devam, katlanarak gelen darbelere ve gözyaşlarına da.
Her seçimin için kendine kızamazsın ya da seçim yapmadan yaşayamazsın.Allah kahretsin ! Bunları yazarken radyoda çalan şarkıya bak “Uzaaak benden aşk uzaaak artık…Alırım başımı giderim Efeler gibi heeeyyyy !” Sezen Aksu-Sarı Odalar.Bakınız tesadüf. Bir dakika gözyaşlarım klavyeme damlamaya başladı, toparlanayım…Kanalı değiştirmek elimdeki bir seçim ama ben değiştirmeme tercihimi kullanıyorum, çünkü seçimlerinin sonuçlarına katlanmak.Kıppssssss.Göz kırptım.
Derinlerde bir yerde sövmeye devam ediyorum seçimlerime ama derinlerde bir yerde de teşekkür ediyorum kendime.
Birinci Kural: Pişman olmak yok.
İkinci Kural: Her zaman iyi ki de.Örnek:İyi ki hayatıma sıçmana izin verdim leş kargası.
Üçüncü Kural: Gülmeye devam et, her gülücük bir seçimdir unutma.
Dördüncü Kural: Aşka her zaman şans ver.Kimin kalbini darmaduman edeceğini deneyimlemek o kadarda kötü bir şey değil.
Beşinci Kural: Dostlarına hep sarıl.Onlar yaralarını sararken daha güçlü oluyorsun.
Şimdilik bu 5 kuralla yolumuza devam ediyoruz.
Beni neden seçtin Pikaçu? diye sordum ya.
Bende onun acısıyım.
Bende birinin yarım hikayesiyim.
Hayat ne tuhaf, kırıldığın kadar kırıyor musun yoksa her seçimde ?
Bilmem.
O, onun hikayesi…