Neresinden tutup nereye ne yazacağımı bilemediğim için aldım bir kahve boş boş ekrana ve tuşlara bakıyorum.Halbuki kelimelerin kelimeleri kovalaması gerekiyordu ama kovalamıyor, aksine saklanıyorlar benden.Yine fazla detaycı bakıyorum dert güllerim benim.Oysa ki ne demişti “Yaz gitsin.”
Yazalım o zaman…
Sabah serinliğinde bir hoş geldin ile irkildim, yanlış anlaşılmak istemediğimden resmen kalakaldım.Halbuki Merhaba ile başlayan ve düzgün açıklamalar görmemiş bu gözler için kuru bir hoş geldin kelimesinin pek bir anlamı yoktu.Ay resmen Bihter Ziyagil gibi “Tabi siz anneleri tarafından size emanet edilen çocuklara her bakımdan yetersiz gördüğünüz bir kadının annelik etmesine şiddetle karşısınız ama.” çıktı içimden neyse.Yine de çift ruh hali lakabını benden almış olan biri için tanışmıyorduk demek fazla kabaca olurdu.Bende her zaman olduğum gibi olup kendim oldum.En sevdiğim özelliğim akışına bırakmak, bayılırım sarpa sarmış şeyleri akışına bırakmaya, kafam kaldırmıyor kardeşim ne yapayım.
Eski zamanlara dönmekte fayda var, insanları tartarken kullanılan en güvenilir metottur.Eğer biri sizi fazla incitmediyse ya da kırmadıysa konuşmakta bir sıkıntı yoktur.At bu bilgiyi cebe lazım olur.Ama eğer biri sizi incittiyse ya da kırdıysa konuşmakta çok büyük sıkıntı vardır, unutma bir kere seni yakan yine yakar, aptal mısın canım sen defalarca yanıp duracaksın? At bu bilgiyi de cebe bu da kesin lazım olacak.
Ben sinirlenenlerden oldum.Baya baya hayırdır sen ya moduna girdim, hayır yani sanki bir şey oldu.Yoooo olmadı da.Eeee o zaman neden sinirlendin cınım dediğinizi duyar gibiyim.
Anlatayım hemencecik.
Yapı gereği insanların hayatlarına bodoslama dalmam, genelde tanımayanların gözünde soğuk nevale, ne kadar burnu havada dediklerini bilirim hakkımda.Çünkü sonra kanka oluruz bunu gülerek anlatırlar, halbuki o an sensin burnu havada diye bıçaklamak isterim bunları da neyse gülüyoruz, eğleniyoruz şimdi.O yüzden yeni insanlarla tanışmayı hem pek sevmem hem de insan sevmem ben zaten, kötü kalpli yaratıklar her şeye zarar verirler.Neyseeee sinirlenmiiiiiciiiimmm sinirlenmiiiciiiimmm.Bu da öyle oldu bir merhaba ile süslenen bir ton gülücüklü cümleden sonra ikinci karakter çıktı ortaya işte o zaman dedim ki sen biliyorduuuun hep böyle oluuuurrr.
Şans eseri denk gelmişti yollar, bir yerden kesişmesi imkansız iki yoldu bizimki dışardan bir göz ile bakıldığında ama o kadar imkansız değilmiş.Ön hazırlıklardan sonra aşırı temkinli beyfendimiz merhaba demişti.Bu aşırı plancılık çok korkutucu değil mi ? Üstelik benim gibi gelişine yaşayan hatta çoğu zaman bir yere giderken hangi otobüs gelirse oraya gideyim diye yola çıkan biri için ? Ama işte insan insana benzemez.Ay ben ne anlatıyordum ya konu nereye geldi yine.Neden çift ruhlu diyorum dimi ben buna.Çünkü çift ruhlu, teşekkürler canım kendim süper bir açıklamaydı.Hahahahahaha
İki farklı ruhuna şahit oldum çünkü çok kısa bir zamanda.Ben genelde insanlarla olan sorunlarımı oturup konuşup çözer ve öyle ilerlerim, o tam tersi.Hatta sorun neydi falan oluyorsun, seviyor insanların beyinleriyle puzzle yapmayı.Bir tarafı naif, komik, düşünceli.Diğer tarafı suskun, soğuk, düşüncesiz, bencil, açıklama yapmayacak kadar insanları umursamayan, kendi dünyasına gömülüp sizi kapı dışarı eden ay durduramıyorum kendimi ayıp olacak.Tamam tamam kötü biri değil sonuçta yani ben öyle olduğuna inanmak istiyorum neticede bana bir zarar vermedi.
Vardır elbette bir sebebi bir anda susmasının ama anlamsız ve çok saçma olduğu gerçeğini ne yazık ki değiştiremez.Bir insanın hayatına bodoslama dalabiliyorsanız bodoslamada çıkabilirsiniz falan mı yazıyor bir yerde de benim haberim mi yok ? Heh işte tam da böyle.Tüm yetkiyi almış eline yazmış, çizmiş, oynamış sonra da ben sıkıldım demiş çıkmış oyundan.Çocukken de mızıkçı mıydı acaba? Bilmiyorum.Meslek gereği her tanıdığımın da çocukluğuna inemem dimi? Orası çoğu davranışı gibi soru işaretleriyle kaldı.
Aniden gelen aniden giden sonra yine aniden gelen sonra yine aniden giden ay resmeeen huyu bu şimdi farkettim.Olaya bak.
Bazı insanlarla tesadüfen kesişir yollarınız, bir şeyler öğrenmen gerekiyordur ondan bir anda çıkıp gelir.Böyledir yazılı olan hayat kitabının kurallarından biri.Öğreneceklerim varmış, öğrendim.Netice de her zaman iyi bir öğrenci olmuşumdur.Yok yaa savruktur benim kafam.He bi de alnımda “Çıkın çıkın gelin anacım.” yazıyor sanırım Seda Sayan staylaaaa.
Tüm bu olan bitenlerden sonra hoş gelmemde bir sıkıntı yoktur bence hakim bey.Ayrıca aslında hiç tanıyamadığınız birinin verdiği enerjiye de ihtiyacınız olur bu hayatta.Tanımadığım diyorum çünkü tanışamadık biz aslında.Hani üniversitede bir ortamda denk gelirsin iki muhabbet edersin, “Aaa aslında kafa çocukmuş sevdim ben ya” dersin ya, öyle tanışma.Sonra bir anda kuru selamlara kalır muhabbet sebebini çözemediğimiz bir durumdur ama olur yani böyle şeyler, normaldir.
Yine de benden size küçük bir tavsiye, boş yere kafa karışıklığı yaratmayın insanların hayatlarında bazılarımız o güçlü duruşun altında kırılgan bir ruh taşırız ve beklemediğiniz ya da tahmin etmediğiniz bir yerden vurabilirsiniz onları sonra çok üzülürsünüüüüzzz, söylemedi demeyin.Ama zaman her şeyi süpürür arkasında bir çöp bile bırakmaz.
İkinci ruhuna denk gelmeme imkan yok çünkü ben çözdüm.Denk gelsem de ilk etkiyi yaratamaz artık.O yüzden hoş gelmekte kendi adıma da bir zarar görmüyorum.Canım kendim şu an alnından öpüyorum seni, ne akıllı kızsın sen öyle.
Kırılganlığı yüzünden okunan aslında içi karmaşık bir beyfendi kendisi, tüm neşesi de bundan zaten.Neşeyle, umutla sarmış yüreğini, kimseye zarar çıkmaz o yürekten sadece kötü cümleleri pek kurmayı sevmediğinden ifade etmekte sıkıntı yaşıyor kendini o kadar.Halbuki saatlerce makara yapabilirsin öyle de zeki ama her insan gibi yaraları var.Kapatamamış belki de kapatmak istememiş yaralarını, bilemiyorum o kadar tanışmadık.Umduklarını bulmasını istediklerimden, o kadar tanışmamış olsakta çünkü belli oluyor kalbindeki eksikleri.Hüzün ve melankoliden beslenenlerden, güneşten enerji alıp çalışanlardan, hırsıyla, başarısıyla kendini tamamlamak isteyenlerden ama bir türlü eksik kalan yanlarını kapatamayanlardan.
Bizim gibi…
Hepimiz gibi…
Sevgilerle öpüyorum hepinizi dert güllerim benim.