Nereden başlayacağınızı bilemediğiniz oldu mu ? İşte yine tam olarak o noktada sabit duruyorum.Aslında pek sabitte sayılmaz, ayaklarımı tavana diktim başımı yataktan yere sarkıtıp beynime kan gitmesini bekliyorum.Çünkü bir süre kendimi dondurmam gerekiyor.Hareketsiz hareket…
Başından biliyordum, bazı hikayeler yarım kalmak için ya da yarım bırakılmak için yazılır.İnsanların yazdıklarından bahsediyorum.Hayır hayıııır yazmak derken kader diyorum, bir herifin gelip hayatınıza sıçması söz konusu burada.Bir adam gelir ya da bir kadın hayatınızın tam ortasına ve puffff her şey altüst olmuştur, tebrikler artık sizinde yarım kalmış bir hikayeniz var.İşte o yarım hikayelerden sonrası biraz acı.Aslına bakarsanız acı o kadarda kötü bir şey değil, ruhu besler, kalbe “Kardeşim sende bir dur !” demeyi öğretir, balık gibi her aşka zıplamadan o güzel aklınızı kullanma şansı verir size.Ben hariç ! Ben balıklama atlarım her duygunun üzerine, burcumla alakalı olabilir mi ? Neyse şimdi astrolojiye bok atmanın hiç bir anlamı yok.Hislerimi dizginlememeyi, kafamın dikine gitmeyi yaşam felsefesi olarak görüyorsam astrolojinin suçu ne !
Veeeeee bizim yarım hikaye tam olarak böyle başladı…
Balıklama…
Kim demiş balıklama atlamak sadece bir yüzme çeşididir diye, tamamen yanıldığını söylemek isterim.Benim aşka zıplama şeklim olur kendisi ve her seferinde yanlış yerden zıpladığım için o kafamı kayalıklara çarparım sonra da açar bir dram izler, tüm depresyon şarkılarını playliste sıralar ağlamaya başlarım.Aaaa bir dakika abur cubursuz acı mı olur, olmaz tabi, aferin bildiniiizzz.Bir dakika ya, konu nasıl aşk acısı çektiğime ne ara geldi, balıklama atlamaktan bahsediyordum ben.Neyse anlamışsınızdır genel itibari ile bir yerden bir yere balıklama atlarım.İnanın şimdiye kadar da bir faydasını görmedim ama ne demişti bir Şaman öğretisi “Ders sen öğrenene kadar devam eder.”Bende inatla öğrenmemekte ısrarlı, daha çok vururum ben kafamı ağlak gözlerimle yastıklara yorgana.
Size her şeyi en başından anlatacağım, söz.Bu hikaye o kadar eski bir hikaye ki günümüze gelene kadar yaşlanmaya devam edeceğiz, sizden bu sırrı saklayamam, üzgünüm.Tesadüflerin hayatımızı ne kadar etkilediğinden, bazen en güvenli sığınağın kendi iç dünyamız olduğunu, dost kavramının önemini, aileye sarılabilmenin değerini, öğrencilikte çekilen aşk acısıyla iş dünyasında çekilen aşk acısı arasındaki derin uçurumu göreceğiz, alkolün güzelliklerinden ve kötülüklerinden bahsedeceğim, acı çekerken bile gülmenin önemini kavrayacağız ve daha bir sürü bir sürü şeyi öğreneceğiz sizinle.Şimdilik beklemeyi öğreniyoruz.Hayat elbet bize en acı darbesini vurmamıştır, o darbeyi vurmasını bekleyeceğiz ama bir farkla yaşadığımız dünyadan kopmadan, güzellikleri görmeye, kahkaha atmaya devam ederek bekleyeceğiz…
Güzel bir hikayenin ayak seslerini duyar gibiyim 🙂
BeğenLiked by 1 kişi
Çok teşekkürler, pişman olmayacaksınız 🙂
BeğenLiked by 1 kişi